mini inglot haul


tekrar herkese merhaba. bayram sebebiyle arkadaşımla kendimizi forum bornovaya attık dün. oralara kadar gidip de inglota uğramamak olmazdı elbette. inglotun ürünlerini çok başarılı buluyorum ve renk skalasının genişliğine de hayranım. son günlerde fena halde nude rujlara takmıştım ve ignlotta tam aradığım gibi iki adet nude ruj buldum. bunlardan birisi fotoda gördüğünüz 47 numaralı lipstick. yapısı kremsi sayılır. sürümü çok kolay değil ama sert de değil. en önemli özelliği kalıcı olması. kalıcı nude rujlar gibi çizgilere dolup çok mat ve donuk bir görüntü vermiyor. aksine çok hafif kremsi bir ışıltısı da var. çok çok çok sevdim rengini. keşke biraz daha hafif olsaymış yapısı. hayatımın ruju olurdu muhtemelen. tek dezavantajı gramajının düşük oluşu. b da rujun fiyatını daha da pahalı bulmama sebep oluyor. bu minik güzellik sadece 1.8 gram ve 35 TL. açıkçası bana pahalı geldi. yine de rengini çok beğendim ve almaya karar verdim.

diğer ürünlerden kabuki fırça ise yeni aşkım. inanılmaz yumuşak, inanılmaz sık kılları var. mağadaza herkesin kullanmış olduğu, binlerce kez uygulama yapmış olması muhtemel fırçanın yumuşaklığı ve formunu kaybetmemiş olması beni kendine aşık etti. uzun zamandır bir kabuki istiyordum ihtiyacım pek olmamasına rağmen. ama dayanamadım bunun güzelliğine. fiyatı 69 lira idi ve tabi ki pahalı buldum. alıp almamak arasında kararsızlığa da düştüm ama yok, benim olmalıydı. işin ilginci fotoğrafta gördüğünüz allığı aldığımda fırçanın yüzde 30 indirime girecek olmasıydı. şöyle ki, fırçayı tek başına alırsam 69 lira edecekti. allıkla beraber alırsam 48 lira. bu refill allığın fiyatı 15 lira. allık + fırça 63 lira. yani tek başına fırçadan bile daha ucuz. eh aptal değilim ya, kapıverdim hemen allığı da. rengine ve ışıltısına bayıldım ( fotoda fazla belli olmasa da). everyday minerals kullananlar bilirler, new car smelle benzettim ben fena halde. allığın numarası 26B1.

işte yeni cicilerim bunlar. bayramlığım oldular bir nevi :P sorularınız ve yorumlarınız varsa bekliyorum. tekrar görüşücez :*

Sonunda ben de MAC'lendim

merhabalar. uzun zamandır deli divane gibi MAC ürünlerini takip ediyor ve alamadığım için üzülüyordum. malum izmirde MAC şubesi yok ve internet siteleri türkiyeye gönderim yapmıyor. brigette's boutique sağolsun bir kaç parça birşey alabilmiştim. şimdi ise çok sevdiğim bir arkadaşımın ingiltereye gitmesi sayesinde istediklerimi aldırabildim. daha gözüme kestirdiğim çok şey var lakin hepsini bir anda aldırmak mümkün olmadı. umarım diğerleri de gelecek yazılarımın konusu olur. önce bakalım neler varmış :)



fix+: herkesin bildiği meşhur fix+. makyajım bittikten sonra sabitlemesi amaçlı kullandım 1 2 kere. kokusu güzel. yakında aldığım naked pigment de gelince ıslak far uygulaması için de kullanmayı planlıyorum.

face and body foundation C1: son derece akışkan, kapatıcılığı yok denecek kadar az ve hafif bir ürün. deneyerek alma şansım olmadığından sitesinden bakarak rengi seçmeye çalıştım. sitedeki en açık rengi seçtiğimi sanıyordum ama nedense bana çok da açık gibi görünmüyor. bu renk konusunda hep sorun yaşıyorum zaten. sadece bir kere kullandım. üzerine studio fix pudra ile kapatıcılığı güzeldi ama tek başına benim gibi sorunlu ciltliler için sudan farksız.

studio fix fluid NC15: yapısı bayağı ağır, dağıtımı biraz zor ama kapatıcılığı harika. rengi de tam istediğim gibi. bayıldım tek kelimeyle. sivilce yapıyor diye duydum, zaten çok müsait cildim de buna. umarım yapmaz bende.

lustraglass lip gloss flowerosophy: bunu brigettes boutiqueden 10 dolara aldım. rengi hafif ve tatlı bir pembe. dudaklara ıslak görüntüye artı olarak hafif de metalik bir ışıltı katıyor gibi. dokusu biraz ağır ama sevdim.

studio fix powder plus foundation C2: sadece bir kere fondöten üzerine kullandım ve çok birşey anlayamadım ama kapatıcılığı iyi gibi görünüyor. rengi de cildime uydu.

mineralize skinfinish natural light: çok övülen bir ürün bu. brigettede görünce hemen almıştım. fondöten üzerine sabitleyici olarak kullanıyorum. bir kere makyajsız yüze uygulayım dedim ama kat kat sürmeme rağmen kendini belli bile etmedi. yine de hafif oluşunu ve görünüşünü seviyorum.

sheer select powder NW20: benim için çok koyu olan bir pudra daha. şansıma yapısı neredeyse transparan ve fırçayla uygulandığında sadece fondöteni sabitleyip parlamaları önlemeye yarıyor, renk vermiyor. süngerle uygulasam çok koyu olurdu muhtemelen. parlamaları kontrol almakla kullanacağım sanırım kendisini.

işte şimdilik minik MAC koleksiyonum bu kadar. brigetteden son siparişim olan myth ruj ve naked pigment de yolda. onlar da elime ulaştığında sizlere fikirlerimi yazarım. tavsiyesi, eleştirisi ya da fikri olan varsa bekliyorum. öpüldünüz.

wishlist

şu sıralar almayı istediğim şeyleri siz güzellerle paylaşmak istedim. imkanım olursa almak istiyorum birer birer. içinizde listemdeki ürünleri kullanan varsa yorumlarınızı bekliyorum. öpücükler.



NARS ORGASM, DEEP THROAT VE SUPER ORGASM ALLIKLAR





MAC 109 NUMARALI FIRÇA








MAC CREME D'NUDE RUJ





NARS TURKISH DELIGHT LIPGLOSS




COASTAL SCENTS KABUKI ON A STICK FIRÇA









ELF STUDIO POWDER BRUSH




MAC MINERALIZE SKINFINISH NATURAL DUO



Lütfen yardım edin

Arkadaşlar Marmara'da gerçekleşen sel felaketi ne yazık ki hayvan barınaklarını da vurmuş durumda. Aşağıda vereceğim linkte ne yazık ki çok üzücü fotolarla birlikte detaylı bilgi de bulacaksınız. Gerçekten içler acısı, kahredici bir durum. Yardım etmek isteyenler ne olur birşeyler yapsınlar. Hiç değilse kuru mama göndererek ya da götürerek yardım edebiliriz o zavallı hayvanlara. Ölmüş olan masumlar için yapılacak birşey ne yazık ki kalmadı ama yaşayanların aynı sonu yaşamaması için ne olur birşeyler yapalım. Sokaklarda ya da rezil durumdaki barınaklarda yaşadıkları feci hayat yetmezmiş gibi bir de sele maruz kalmışlar dayanılır gibi değil. Şu dünyanın adalet mekanizmasını çok ciddi sorguluyorum bazen. Lanet olsun ne diyim.

http://idiluzun.blogspot.com/2009/09/hayvanlar-oldubahcesehir-barinagi-cok.html

Yardım için ulaşabileceğiniz adres ve telefonlar,

(sele maruz kalan barınaktan sağ ya da yaralı kurtarılan hayvanlar bir diğer barınağa taşınmış. şimdi bu yeni taşınılan barınakta başka hayvanlar da olduğundan ciddi yiyecek sıkıntısı çekiliyormuş. kuru mama yardımı yapılınabilirse gerçekten o hayvanlar için ciddi birşey yapmış olucaz. maddi durumu el veren arkadaşlar, ne olur yardım edin, edelim.)

Mimar Meral OLCAY,Gönüllü Barınak Yöneticisi ALICI
Adres
Yedikule Sahil Yolu, Yedikule surdibi, eski havagazı deposu(Üst Yol Marmaray projesinden dolayı kapalıdır.Sahil yolunu kullanınız.)YEDIKULE HAYVAN BARINAGI
Telefon
0212 633 58 57
Cep
0535 712 63 90
Faks
0212 633 58 57

bir kap su...


make up collection

herkese merhabalar. uzuuuun bir aradan sonra tekrar birşeyler yazacak olmak güzel. tembel bir insan oluşumdan ötürü çok sık yazmıyor fakat sık sık okuyorum. bugün uzun zamandır yapmak istediğim birşeyi hayata geçirip makyaj ürünleri koleksiyonumu gözler önüne seriyorum. aslında benimkine koleksiyon demek pek doğru olmayabilir. ürünlerimin %90'ı drugstore markaları diye tabir edilen markalardan. yine de fena şeyler olmadığını düşünüp beğeninize sunmaya karar verdim. bakalım ne derece doğru düşünmüşüm. uzun soluklu bir yazı olacak gibi. hadi başlayalım.

ilk önce ten makyajıyla başlamak istedim. bana göre makyajın temeli ve en önemli adımı çünkü. bir de cildi problemli biri olduğumdan, olmazsa olmazım diyebilirim.



Yanda fondotenlerimi ve kapatıcılarımı görüyorsunuz. Şu sıra içlerinde en çok kullandığım everyday minerals ürünleri. Hem cilde zararsız oluşları hem de hafif oluşları sebebiyle onları tercih ediyorum. Multi tasking kapatıcıyı yüzdeki kusur ve sivilce lekelerini gizlemek için, intensive fair kapatıcıyı gözaltlarım için ve diğer kutudaki kendi hazırladığım toz karışımı da fondotenim olarak kullanıyorum. Bunun dışında bir dönem köpük fondoten olayına takmış olmamdan mütevellit bir adet maybelline, bir adet avon ve bir adet de cecile köpük fondöten sahibiyim. cecile'i bir dönem çok severek kullansam da şuan el sürmüyorum. maybelline bana göre koyu ve dokusunu da çok sevmiyorum ama önemsiz bir günde çıkarken sürebileceğim bir ürün. avon ise tam bir felaket benim için çünkü cildimi acayip kurutuyor ve dokusu çok ağır. sadece bir kere kullandım ve bir köşede öylece duruyor.

sol üst köşede cecile kapatıcıyı görüyorsunuz. şu sıra mineral kapatıcı kullandığım için kendisini kullanmasam da favori kapatıcılarımdan biri diyebilirim. tek sorun yapısı biraz yoğun ve yaymak uğraş gerektiriyor. onun dışında memnunum. bu da zaten 2. tüpüm. bittiğinde tekrar almayı düşünebileceğim bir ürün.

elfin all over cover sticki fondöten, kapatıcı ya da primer olarak kullanılabilir. fondöten için fazla kalın bir yapısı var bence. yine de pata krem fondöten kullananlar bu ürünü de rahatça kullanabilir. kapatıcı olarak da bana göre ağır ama stick kapatıcı sevenleri tatmin edebilecek düzeyde. kapatıcılığı da hiç fena değil. ben bu ürünü göz makyajı için primer olarak kullanıyorum ve farın kalıcılığını artırdığını düşünüyorum. gayet güzel iş görüyor.

pudra olarak max factor creme puff kullanıyorum. bir dönem çok severek kullanmış ve bir tam boy ürünü bitirmiştim. bu ikincisi ve bu da bitmek üzere. bu yaz edm ürünlerine sardığım için çok fazla kullanmadım kendisini ama kışın gene sık sık görüşücez. benim rengim 81 truly fair. fena bir renk diyemem ama pembe alt tonu çok güçlü ve ben pembe alt tonlu herşeyden nefffffret ediyorum. yine de güzel bir pudra. kokusu da harika.

ve bin yılın fondöteni...estee lauder double wear stay in place make up fondöten. 10 spf içeren, son derece kalıcı, tüm gün bozulmadan ve dağılmadan duran, azıcık bir miktarı bile kapatıcılık sağlayan ve sadece 30 ml olmasına rağmen aylarca kullanılabilecek bir fondöten. ilk sürdüğünüz anda bile makyaj yapmışsınız gibi görünmüyor, saatlerce aynı formda duruyor. tek kelime ile muhteşem. tek bir problem var ki bu da benden kaynaklanıyor, renki benim için koyu. 2N2 fresco 01 numaralı rengini kullanıyorum ve sevil parfümeride bulabildiğim en açık rengi buydu. fakat ne yazık ki bu renk bana yazın bile koyu. yine de koyu falan demeden sürüyorum ve bayılıyorummmm. ben aldığım zaman indirimdeydi ve 63 liraya almıştım fakat ne yazık ki şu sıra zamlanmış ve fiyatı 78 lira civarı. açıkçası bence bayağı pahalı ama bu fondötene değer. hakkını fazlasıyla veriyor.

en sağ üstte gördüğünüz kahverengi şey ise max factor pudra kutusuna konulmuş edm everyday bronzer. ürünü aldığımda paramparça olarak geldi ve ben de o kutuya koydum. sitede rengi bu derece koyu görünmüyordu ama parçalanınca böyle bi renk çıktı ortaya. kullanmıyorum, bronzer seven birisi zaten değilim. öylece duruyor işte.


sırada makyajda son takıntım olan allıklar var. bayılıyorum allık sürmeye. eskiden çok gereksiz görür ve allıksız ruh gibi bir yüzle çıkardım. ama şimdi hafifçe sürülmüş bir allığın görüntüsüne bayılıyorum. en üst sırada japon pazarı tarzı bi yerden 4 milyon liraya aldığım ucuz allıklarımı görüyorsunuz. en baştaki hariç ortadaki 3 taneye bayılıyorum. birincisi muhteşem kokuyorlar ve bir arkadaşınızla tokalaşıp öpüşürken kokusunu alabileceği kadar kalıcı bir koku bu. biliyorum makyaj ürünlerinin parfümsüzü tercih sebebidir ama bunlar harika kokuyor tek kelimeyle. en baştaki coral diye tabir edilen renk sınıfından oldukça yoğun pigmentli bir kiremit rengi. hemen yanındaki yavruağzı-turuncu-açık kahve diye tabir edebileceğim çok şeker bir renk. kendini belli etmesi için bir kaç kat sürmek gerekiyor ama sonuç mükemmel. onun diğer yanındaki ise tatlı bir bebek pembesi. bu allıkların renkleri mat ve oldukça da kalıcı. yine en üst sırada sağla elften aldığım allık var. ismi glow ve bu allık bir harika. içinde altınımsı ışıltılar olan tatlı bir pembe turuncu. biraz fazla uçuşuyor ve çok kalıcı değil ama rengi çok şeker. severek kullanıyorum.

orta sırada solda coastal scentsten yaptığım bir alışverişte gönderilen tester bir allık bulunmakta. boş bir elf pudra kutusuna koydum. morumsu bir renk ve pigmentasyonu çok yüksek. benim için fazlaca koyu. yine de bir gün kullanabilirim düşüncesiyle saklıyorum. hemen yanında avonun rose lustre isimli toz allığı, onun yanında yine avonun muhteşem pembe yavruağzı tonlarındaki top allığı ve diğer yanda da 88 numaralı flormar pembe allığı görüyorsunuz.

alt sırada ise her birine bayıldığım everyday minerals allıkları. minicikler ama her gün sürseniz bile bunları aylarca bitiremezsiniz. nitekim 2 aydır severek kullandığım nick nackim henüz yarılanmadı bile. alt sıradaki allıkları sırayla yazayım.

soldan sağa : waffle cone, nick nack, email me, soft bronzer, snuggle, tea time, new car smell, apple, walkee talkee ve summer stroll. allıklarla ilgili detaylı açıklama isteyenler everyday minerals ile ilgili yazıma göz atabilirler.



sırada farlarım var. şimdi burada tek tek isim ve numaralarını yazmak uzun sürecek. zaten bir çoğunuzun bilebileceği flormar ve golden rose paletleri bunlar. onların dışında 2 adet stila, bir adet maybelline krem göz farı ve bir adet de avon tekli göz farı bulunmakta. alt sıra ise everyday mineralsten aldığım göz farları ile coastal scentsten gelen tester glitterlar ve diğer pigmentler. simler mi demeliydim yoksa? herneyse.

edm farların isimleri ise soldan sağa: mystic night, driftwood, funnel cake, freckless ve boardwalk.
veee rimeller, eyelinerlar, göz kalemleri... loreal rimellere bayıldığımı söylemem gerekiyor en başta. testlerinde hayvanları kullandıkları için bir daha asla satın almayacak olsam da geçmişte aldığım ve kullandığım bu muhteşem rimelleri tek kelimeyle bir numaraydı. golden rose rimeli yeni aldım, fena değil. günlük kullanım için ideal. güzelce uzatıyor ve tek tek ayırıyor. dolgunluğu da hiç yoktan iyi. ama elbette şu gördüğünüz tombul loreallerin üstüne dolgunlaştırıcı rimel tanımıyorum ben. maybellinein sarı rimeli de fena değil. günlük makyaj için yeterli bence. rimellerin yanında kirpik kıvırıcımı görüyorsunuz. onun hemen yanında da muhteşem coastal scents jel eyelinerlarımı. onları edindim edineli göz kalemi kullanmıyorum. gözümün içine de dışına da bu eyelinerdan sürüyorum ve sonuç mükemmel. yoğun siyah, akmayan, bulaşmayan muhteşem bir şey bu. herkese tavsiye ederim. ayrıca coastal scents sitesinde artık cruelty free yazıyor!!! bu da demek oluyor ki bu harika marka ürünlerini hayvanlar üzerinde denemiyor. zaten çok seviyordum, şimdi apayrı hayran oldum coastal scentse. fena halde gönlümü kazandılar.
alt sırada artık pek kullanmadığım göz kalemlerimi ve likit eyelinerlarımı görüyorsunuz. lorealin likit eyelinerı gerçekten güzel, söylemeden geçemiycem.

ve rujlarda sıra. gördüğünüz gibi çoğunuzun aksine ben bir gloss delisi değilim. nedense glosslar bana çok yapış yapış ve bunaltıcı geliyor. hiç sürmüyor değilim ama kalıcı olmayışlarını ve yağlımsı hislerini sevmiyorum. bir de sürekli dudaklarını yiyen bir tipim. gloss bende yarım saat bile durmuyor.

tüm bunlara rağmen bayılarak kullandığım bir gloss var. pastelin 24 numaralı high glossu. rengi inanılmaz tatlı ve doğal, yapısı bir glossa göre hafif, kokusu bisküvi gibi. ne diyebilirim ki. muh - te - şem!

sol üstte kırmızı rujları görüyorsunuz. en sevdiğim ve kendime en yakıştırdığım ruj rengi. sağ üstte yeni ilgi alanım olan nude rujlar var. renkleri normalden daha koyu görünse de inanmayın. nude onlar :)

altta 2 adet nivea dudak koruyucusu ve onun hemen yanında arkadaşımın hediyesi olan, hollandadan gelen şeker tadında ve meyve kokusunda lip balmları var. ne kadar şirinler değil mi :)
dudak kalemlerim ise genelde pembemsi nude renklerde. en çok beğendiğim onlar çünkü.
son olarak da tüm bu makyaj malzemelerini sürebilmek için kullandığım fırçalarımı görüyorsunuz. fırçalarla ilgili ayrıntılı bilgiyi ve fikirlerimi önceki yazılarımda bulabilirsiniz. tekrar yazamayacak kadar üşengecim evet :P

buraya kadar sabredip okuyanlara teşekkürler. sorularınız olursa cevaplamak için buradayım. herkese tatlı bir pazar günü diliyorum. tekrar görüşücez :*

hayvanlar makyaj yapmaz ki


Herkese merhabalar. Bugün uzun süredir beni rahatsız eden bir konu hakkında yazmak istiyorum. Konu kozmetik dünyasındaki hayvan testleri. Sadece düşüncesi bile tüylerimi diken diken ediyor. Hiçbir suçu, günahı, söz hakkı ve iradesi olmayan hayvanların bizlerin hayati olmayan ihtiyaçları için kullanılmasına yüzde yüz karşıyım. Hatta hayati ihtiyaçlarımız için kullanılmalarına da karşıyım. Hayvanların sadece hayvan olduğu, insana hizmetten başka bir vasıflarının olmadığı, bizlerden daha değersiz oldukları düşüncesine de karşıyım. Katılabilirsiniz, katılmayadabilirsiniz lakin benim görüşüm bu. Onların hiçbir şekilde şiddete, işkenceye, zulme ya da bizlerin yararına bile olsa bu şekilde testlere tabi tutulmalarına benim vicdanım el vermiyor. Özellikle de konu makyaj gibi hiç kimse için hayati özellik taşımayan, çok sevsek bile olmadığında nefes almaya devam edebileceğimiz keyfi bir konu olduğunda bu masum canlara zarar verilmesi düşüncesinden tiksiniyorum.

Malum kullandığımız ürünler bizlere sunulmadan önce test edilmeli, alerji gibi riskleri minimuma indirebilmek için gerekli bu evet, ama neden bunu kendi iradesi dışında masum bir hayvanı bir kafese tıkıp ona türlü işkenceler yaparak gerçekleştirmek zorundayız? Yoksa biz bilmiyoruz da bu kremleri ve rimelleri tavşanlar, fareler, kedi ve köpekler de mi kullanıyor? Yok arkadaş, ben kabullenemiyorum bu durumu. Bugüne dek çok bilinçli değildim açıkçası bu konuda. Ama internet ortamında okuduğum bir kaç yazı ve gördüğüm dehşet verici fotoğraflardan sonra kayıtsız kalamayacağımı anladım. Bugüne dek çok severek kullandığım maybelline, loreal gibi markaları da sırf bu sebepten bundan sonra kullanmayacağım. Hayvanlar üzerinde test yapmayan markaları tercih edeceğim. Ha diyebilirsiniz peki testler yapılmasın da bizler mi zarar görelim diye. Elbette görmeyelim. Bu testler para karşılığı, gönüllü insanlar üzerinde gayet yapılabilir bence. En azından aklını, iradesini kullanarak karar vermiş bir kişinin kendi rızası ile olmuş olur. Bir yerde bu tür testlerin hapishanelerdeki mahkumlar üzerinde yapılması uygun olur gibi birşey okumuştum. Buna da katılmıyorum. Kimsenin rızası olmadan sadece 'suçlu' olduğu için bedeni üzerinde tasarruf hakkımız olamaz bence. Para karşılığı bu testlere gönüllü olabilecek insanlar ise eminim bulunacaktır. Belki muhteşem bir fikir değil ama masum hayvanların zarar görmesinden daha mantıklı bence. Bu konuda bir fikriniz varsa lütfen yazın bana. Umarım herkes bu konuda gerekli hassasiyeti gösterebilir. Sevgiler.


Konuyla ilgili bilgi alabileceğiniz, hayvan testi yapan ve yapmayan markaların listesini bulabileceğiniz adres için buyrun;